sanat sepet içindir - Blogcu - Sayfa 3
sanat sepet içindir Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
bay bacak (msn: hakansbacak@hotmail.com) arşive tıklayın mesela, bakın hemen üstte..

dolmuş12/3/2009


Sabah dolmuşa bindim. Kızılay’a gitmek için. Oturdum en öne, canım sıkkın. Derinden bir müzik geliyor radyodan, dolmuş hareket ederken duyulmuyor pek. Duruyoruz kırmızı ışıkta. Motorun sesi susuyor, şarkı yayılmaya başlıyor dolmuşun içine. Elvis’ten..  “always on my mind” J şoföre bakıyorum. Acaba radyo mu bu tesadüf mü. I ıh. Kaset. J şarkı devam ediyor, halimi anlattığını anlayacak kadar anlıyorum şarkıyı; (buldum çevirisini, çok da yanlış anlamamışım)

“Maybe I didn't treat you
Belki seni tedavi edemedim
Quite as good as I should have
Gerektiği kadar iyi.
Maybe I didn't love you
Belki seni sevemedim
Quite as often as I could have
Gerektiği kadar sık.
Little things I should have said and done
Söylemem ve yapmam gereken ufak şeyler
I just never took the time
Asla ve hiç zamanı kazanamadım

You were always on my mind
Sen her zaman benim aklımdaydın
You were always on my mind
Sen her zaman benim aklımdaydın

Tell me, tell me that your sweet love hasn't died
Söyle bana, söyle bana tatlı sevginin ölmediğini
Give me, give me one more chance
Ver bana, ver bana bir şans daha
To keep you satisfied, satisfied
Seni memnun etmem için, memnun etmem için

Maybe I didn't hold you
Belki seni saramadım
All those lonely, lonely times
Tüm o yalnız, yalnız zamanlarda
And I guess I never told you
Ve sanıyorum ki sana hiç söylemedim
I'm so happy that you're mine
Sen benim olduğun için çok mutluyum
If I make you feel second best
Eğer senin ikinci iyi olduğunu hissettirdiysem
Girl, I'm sorry I was blind
Kız, kördüm üzgünüm

You were always on my mind
Sen her zaman benim aklımdaydın
You were always on my mind
Sen her zaman benim aklımdaydın

Tell me, tell me that your sweet love hasn't died
Söyle bana, söyle bana tatlı sevginin ölmediğini
Give me, give me one more chance
Ver bana, ver bana bir şans daha
To keep you satisfied, satisfied
Seni memnun etmem için, memnun etmem için

Little things I should have said and done
Söylemem ve yapmam gereken ufak şeyler
I just never took the time
Asla ve hiç zamanı kazanamadım
You were always on my mind
Sen her zaman benim aklımdaydın
You are always on my mind
Sen her zaman benim aklımdasın
You are always on my mind
Sen her zaman benim aklımdasın”

 

Sonra devam ediyor kaset, 70lerden, 80lerden bişeylerle. Bi daha denk gelir miyim bu dolmuşçuya bilmem ama teşekkür ederim kendisine. Film gibi olan “an”lardandı.

 

^^

^^     ^^     ^^    

^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^    

^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^    

   ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^    

^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^     ^^

Kuşlar uçtu.

yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

1 sn.12/3/2009


şunu gösterecektim, egekayacan.com'dan;


1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

arabalar ve parmaklıklar 11/3/2009



bilenler bilir, ben arabanan gezdirilmeyi çok severim. lakin kullanmayı falan bilmem, arabadan anlamam –ki bu başlı başına bir yazı konusu, “bay bacak araba sınıflandırma sistemi”ni anlatırım bi ara. neyse efenim, arabanan gezdirilmeyi seviyorum, sağolsun arkadaşlarım da iyi insanlar, veysel olsun, başak olsun, ha keza erdem abi ve özgür bey de tabi.. bunnar hep benim co-pilotluk yaptığım pilot arkadaşlar. Şunu da belirtmek isterim ki co-pilotluk maceram ilk olarak selay hanım’la başlamıştır. (selahattin merhaba napyon ya, görüşemiyoz)

madem ki arabadan anlamıyorum, kullanmayı öğrenmek istemiyorum ama arabaynan gezdirilmeyi de çok seviyorum. dedim ki “o halde, ben diğer arkadaşlarımı da araba almaları yönünde teşvik edeyim." yarın öbür gün lazım olduğunda tek bi telefonla arabam kapıma gelsin. arkadaşlık böyle günler için var, di mi ya..

“peki bizim bundan çıkarımız ne olacak?” diyenleriniz olabilir. kendilerine benimle araba yolculuğunun büyük bir keyif olduğunu hatırlatmak isterim.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

bişeyin ne olmadığını söylemek ne olduğunu söylemekten kolay ya, herkes onu yapıyor anasını satiim. dikkat edin bi, bakın. her yerde bu var.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

adana kız meslek lisesi’nde 15 yaşında bi kız, okulu asmak için demirlerden atlarken, dengesini kaybetmiş, bacağına saplanmış sivri parmaklık. tam böööle şato bahçesi parmaklığı gibi (2,5 metreymiş demirlerin boyu da, oha helal kıza. Hmm.. bizde o kadar azimli kim vardı ki? Dilay olabilir ama yok, o kısa. Hem dilay o kadar uğraşmaz okul asmak için, skerim ben gitçem deyip gidebilir. mmm.. heh. evşen yapar bunu.. neyse, iç sesimi burada susturayım biraz). bacağında koca parmaklıkla ambulansa kaldırdılar. ööle tek demir de değil, komple parmaklık. aha şöyle;


 

kız için çok acayip bir anı olacak, insanın hayatından silemeyeceği türden bi travma  “okuldan kaçarken bacağıma parmaklık girdi”. 

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

kenan ışık “değişim”e, “kafka’nın böceği” dedi.

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------

okuyucusunu yağlayan blog;

bacak.blogcu.com.


"sanat sepet" deyince akla ilk gelen isim.

inanmazsanız gugıl'a sorun.

5 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

halk pizza ve pena10/3/2009


Halk pizza’ymış… ya bu ne böyle amına koyim dalga geçer gibi.. ağzımı bozduruyolar. Tamam, pizza’ya benzemiyosa benzemiyodur. boşver.. yeriz biz gene.. pizza kraker’in mesela şekli yok ama bi baharatı bişeyi, bi esprisi var di mi, alıyon bi pizza esansı.. bunda o da yok… Pizzzza’ya bak; sadece hamuru var, o da kurumuş… halk tipi ya, tööbe tööbe..

 

(cep telefonuylan çektim gene bunu. bana fotoğraf makineli bi cep telefonu verin, size saçma sapan şeyler vereyim. geçenlerde hanımefendiye (orhan gencebay gibi konuşuyorum) stop motion animasyon çektim mesela cep telefonuylan. fena olmadı. genç olsam yuğtubuna koyardım ama ı ıh. gerek yok. yerine ulaştı zaten.. neyse..

arkada bi kurt köpee var ya.. şey o.. mousepad. kızak çeken köpekler var üstünde. 2001 senesinde ilk bilgisayarımı aldığımızda vermişlerdi yanında..  ulan bilgisayar değişti, mousepad değişmedi anasını satiim.. değiştirme girişimlerim oldu bu mousepadi ama lanet gibi, peşimi bırakmıyo. Bi de böyle kaybolmayan penam var benim, yılda bir kez görünür bana, sonra evin karanlıklarında yitip gider gene.

Bu sene biraz gecikti ama…

bakalım,

kısmet.)

 

yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

dest-i izdivaç9/2/2009

Ben bu armağan’ı ilk gördüğümde (sene ‘92) içimden “oha lan ne çirkin çocuk, hiç bu kadar çirkinini görmediydim” dediğimi hatırlarım.

Sonra ergenlikte bi boy attı bu, deve kadar oldu. Kısmeti açıldı bi, sonra fakülte, efenim iş hayatı falan derken, rastalı saçlarıyla seksi bi erkek oldu çıktı.

Not: Şimdi bekar.

Not2: ayrıca kendisine bulutsuzluk özlemi’nden “yıllar sonra”yı armağan ediyorum. Vay be, hislendim gene bak.

5 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

reklamlar ve ekonomi23/1/2009

mr. muscle reklamında “bilimsel olarak formüle edilen yeni mr. muscle vırt kırt…” diyo...  

ya n’olacağdı? he? n’olacağdı ya… kocakarı ilacı mı satçaktınız?

 

 -----------------------------------------------------------------


ekonomi köşesi

 

son yıllarda bu kredi kartları, internetten alışveriş falan yüzünden parayı görmez olduk. atm’den çektiğimiz gibi cüzdana koyup, bi tek işte büfede sigara alacakken görüyoruz. halbuki paramızı bankalarda değil de yastıklarımızın altında saklarsak daha çok görme fırsatımız olur. arada bir çıkartır sayarız, geri koyarız yerine. Bi daha sayarız falan.. gerçi para da ne pis bişey, herkesin eli değiyor, yatakta yastıkta olmaz gibi..

3 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

gömlek ve virüsler21/1/2009

gömleklerimi giyerek ütülüyorum bazen. şöyle ki, kurumuş fakat ütülenmemiş ve çok da kırışık olmayan bi gömleği alıp giyiyorum. 3-4 gün giydikten sonra (artık yaz aylarında olmadığımızdan her gün gömlek değiştirmiyorum) kırışıklığı azalıyor. hatta 3-4 gün giyilmiş ütülü bir gömleğin kırışıklık seviyesine erişiyor. çok mu salakça? bi de şu açıdan bakmaya ne dersiniz;

 

giydikçe ütülenen bir gömlek mi isterdiniz yoksa giydikçe kırışan bir gömlek mi?

 

tamam, bu daha salakça…

--------------------------------------------------------------------------------------------------

aslında alacan 200 gblık bi harici hard disk… içini virüsle dolduracan. zehirli hard disk!! olacak… böyle silah gibi gezdircen yanında. patlatmak istediğin bilgisayara saplayacan usb’yi. tabi basit bi flash disk de yeterli miktarda virüs alır ama görkemli olmaz o. hem bu zehirli hard disk böyle bi hayvan gibi, tehlikeli bi canlı gibi büyüklüğü falan.. 200 gb. virüs dolu bi de. vıcır vıcır içersi…

2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

bushobama21/1/2009

yav bu bush ne adam arkadaş. konuşma yaparken üstüne kuş sıçtıydı bunun bi keresinde. bütün tabiat mı nefret ediyodur nedir? neyse, obama dediğin de zaten modern sabahlar’da da belirttikleri üzre, öyle “değişim! değişim!” falan değil.. “değişiklik”.. bi değişiklik olsun, renk gelsin.

 

(şimdi şu yazdığımın bush kısmı, böyle tam mizah dergisi tadında… böyle çok derine inmeden bi amerikan karşıtlığı, bi slogancılık falan.. kolay tabi böylesi hem malzeme çok, hem bir entelektüel mastürbasyon. “ciddiyet” dergileri çıkarmak istiyorum “mizah” dergilerine karşı.

 

öyle bush’un üstüne sıçan kuşu falan da hatırlamıyorum. az evvel televizyonda obama’nın tahta çıkışını gösterirken arada bush’un komik görüntülerinden bi derleme de verdiler, orda gördüm.

 

ha geri kalan obama kısmı kompil alıntı, toparlamak maksatlı.

 

neyse, gördüğünüz gibi üstteki yazının alt metninde meğerse mizah dergilerine laf sokuyormuşum. bundan sonra böyle arkadaş, açıklamasıyla yazacam yazıları. hem bence alt metin altta olmalıdır zaten.. )

yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

bekle9/1/2009
baharı bekleyen kumrular gibi olmak varken infazı bekleyen idamlık gibi hissediyorum.
2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

,8/1/2009

hakkında yazmamın yasak olduğu bişey var, onunla ilgili yazmıştım buraya yasağı unutup. sildim.

1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Sayfa :1 Toplam: 20
Son Sayfa | Sonraki Sayfa