sanat sepet içindir - Blogcu - Sayfa 2
sanat sepet içindir Ana Sayfa | Profilim | Arşiv | Arkadaşlarım
bay bacak (msn: hakansbacak@hotmail.com) arşive tıklayın mesela, bakın hemen üstte..

çamaşır makineleri12/4/2009




beko çamaşır makinesi reklamı izledim geçen. son sahnede (iki-üç saniye kadar) bi tane ufak çocuk var, dönen çamaşır makinesini seyrediyor. yani ufak dedim de öyle çamaşır makinesine şaşıracak kadar ufak da değil.

^dünya otizm farkındalık ayınız kutlu olsun^

1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

nil dünyası7/4/2009


Bugün nil’in ilk albümüyle ne çok içtiğimi hatırladım dinlerken. birini seviyodum da o yıllarda... :)


9 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

havalar6/4/2009


sakalları kestim, yazlıkları çektim. sağolsun başkanımız melih gökçek gelir gelmez havaları ısıttı.



yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

^4/4/2009



yürüyoruz. içimizde ukteler biriktire biriktire yürüyoruz. hayat güzel değil.


***

sustu.












yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

seçimler ve arabalar4/4/2009




pazartesiden beri havalar güzel ankara'da. ısındı ama çok değil, hafif serin bi bahar havası, pek hoş. bu seçimlerde aday olsaydım vaadim hazırdı. "beni seçerseniz ankara'da havalar güzelleşecek."  televizyona falan çıkardım projelerimi anlatırdım, alırdım meteorolojiden raporları, belgelerle konuşurdum. "bakın efendim sizin de gördüğünüz gibi eğer seçilirsem, 30 mart - 3 nisan arası göreve başlamamla beraber ankara'da hava sıcaklığında ciddi bir artış gözleniyor.  ilk icraatım bu, halkımıza burdan müjdeyi veriyorum.."

melih gökçek böyle vaatte bulunsa şahane olurmuş bence. ankara'da havalar ısınacak! ısındı mı, ısındı. bitti. harika bir belediyecilik hizmeti.

-----------------------------------

veysel'le erdem, veysel'in 81 model golf'ünü satmak için galeriye götürmüşler.

.....
.......
veysel & erdem: - abi 5 versen?
galerici: - cık. araba eski.
- ya dizel ama bak az yakıyo.
- 2 veririm. eski araba hocam. anca.
- 2 de çok az be abi, motoru falan sağlam bak..
- olsun hocam fark etmez, eski araba sonuçta.
- abi eski eski deyip durma arabaya yaa...  eski değil, "klasik".


1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

reklam2/4/2009

1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

reklamcılar uyuyor mu?31/3/2009


yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

dest-i izdivaç 228/3/2009
aaaa söylemeyi unuttum yaa, evren bey kardeşim evlendi :)

4-5 ay oluyo gerçi.
yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

sağlık köşesi27/3/2009




ne demiştim önceki yazılardan birinde? bana fotoğraf makineli bi cep telefonu verin, size saçma sapan şeyler vereyim.




gözümün altında yağ bezesi çıktı. zararsızmış. başka yerde çıktımıydı iğneyle patlatsan oluyomuş ama bu göze yakın, tırsarım ben. bi ara gideriz artık. (ayrıca grafiker adam fotoğrafı editlemeden koymaz!)

ha yeri gelmişken; vücudumda 1 gram yağ var, o da gözümde...




:))
:)))
:)))))
:)))))))
:)))))))))
:)))))))))))
:))))))))))))
:)))))))))))))
:)))))))))))))
:)))))))))))
:)))))))))
:))))))))))
:))))))))))
:)))))))))))
:))))))))))))
:))))))))))))))
:))))))))))))))))
:))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))))
:))))))))))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))))))
:)))))))))))))))))
:)))))))))))))
:))))))))))))
:))))))))))))




----------------------------------------------------------------------------------


ya blogumun girişindeki reklamlara bakın ya tööbe tööbe.. besmeleyle girmek lazım aslında bloga ama kısmet olmuyo işte bu densizler yüzünden.













1 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

delilerden sen anlarsın hable con ella18/3/2009



akşam eve gitmeden makromarket'e uğradım. kinder süt dilimi aldım bi miktar. çıktım. caddede bi amca durdurdu, kasketli gözlüklü bıyıklı tam bi yaşlı amca.. "bu ikiz minareler nerde?" dedi. dedim "orası çok geride dayı"..

- ters tarafta mı?
- evet, oraya doğru.. ama uzak biraz.
- yok yaa (bu bööle "yok yaa, çok biliyosun"daki gibi bi yok yaa idi)... allah allah yürüyim mi? (anlayamadım. "kulakları işitmiyo, yanlış anlıyo beni. dalga geçiyom sandı herhalde" diye düşündüm)
- yürü dayı ama işte 20 dakikada falan yürürsün..
- bu cami var hani sağda.. onun karşısına yapıldı yeni.. ikiz minareli...
- heh evet orası, pazar var yanında
- hee evet pazar var.. (gene aynı "yok yaa çok biliyosun" tonlaması. ve alaycı ifade :))
- orda işte taa..
- burdan mı gideyim?
- evet dayı o yöne gitçen
- ordan da buraya göndermişlerdi.. tü allah belalarını versin..
- yok dayı yanlış gelmişin.
- heee.. (aynı ifade)
- şu yöne gitçen sen.
- sen ne yöne gitçen? (aynı ifade)
- (aptallaştım) ben burdan bööle döncem.
- ben bu tarafa yüriicem öyle mi.. yok yaaa (gene aynı yok yaa'dan).. allah allah.. (bu da aynı tip bi allah allah :)) .. de get işine tü allah senin de belanı versin!!! diye bağırdı ve gitti hem gidip hem bana bağrmaya devam etti :)
- (anca burda anladım amcanın sorun kulaklarda değil, kafada. bu gerçeği farkettikten sonra anlam kazandı bütün diyalog)

^burdan tüm psikolog arkadaşlara selam eder, teşhis konusunda bana yardımcı olmalarını dilerim^

neyse efem, "ulen bi de iki saat laf anlatmaya çalıştık deliye" diye düşünerek inmeye başladım yokuşu. sonra süt dilimi açtım bi tane. satılmıyomuş pek bu süt dilimi. sevmemiş insanlar. zaten bi iki arkadaşımın iirenç, mama gibi falan dediğini duymuştum. ki sevmeyenlerin sevmeme nedenini de anlıyorum. o kıvam o yumuşaklık, ağızda garip bi his uyandırıyo olabilir (sanırım insan sadece bebekken seviyo yumuşak yemekleri). bi çok market de getirtmiyo artık zaten. yakında üretilmez olur.
kral tv'ye mesaj atçam, alttan geçiyo ya hani;
^hakan 27 ank kinder süt dilimi seven şanssız azınlıktan bayanlarla tanışmak istiyorum^ 

ha bi de haftasonu denk geldi, ıssız adam'ı izledim. "ıssız adam'ı izledim, kendimi buldum" demek isterdim pek çok gencimiz gibi (ki feysbukta bolca "tayyar is ıssız adam" falan gibi ifadeler görüyordum). lakin diyemem. aslında aynı da ben yani.. komple çıkar cinselliği adamın hayatından, kes o sahneleri.. aha al, aynı benim gençliğim. o serserilik, o bohem. tıpkı.

feysbuktaki "..is ıssız adam" sorunu da aydınlandı kafamda. şey bu.. sevgiliden tekmeyi yiyen, ya da tekme yiyecek sevgilisi olmayan arkadaşlar galiba (bu noktada armağan kardeşimin "ne o lan, sevgili buldun götün mü kalktı" dediğini duyar gibi oluyorum). tüm yalnızlığı seçmemiş, mahkum olmuşlar için süper kılıf. ıssız adam'ım ben abi, bağlanamıyorum. yani yanımda dursa biri bağlanacam da yok, kaçıyolar, bağlanamıyorum abi fırsat olmuyo, mikrop.
yalnızlık zor tabi de utanılacak, bahane uydurulacak bişey haline getirmemek lazım. ama oluyo tabi öyle bi his, utanıyo insan, herkes bağlanıp bi sen bağlanamayınca..bu ıssız adamlık müessesesi de bi recep ivedik esprisine dönüştü;

- kadınlara zaafım var.
- e hayatında kadın yok?
- yok, evet. o yüzden zaafım var.

ne diyoduk; yalnızlık. çağımızın hastalığı. bu modern çağ insanı yalnızlaştırdı. ama teknolojik gelişmeler, sanal alem, sosyalleşmeyen insanlar vs vırt kırt değil sebebi. görücü usulü kalktı, ondan. e gençlere bırakınca da aha olmuyo işte, becerip de bulamıyolar hayırlı bi kısmet. çağımızdaki yalnızlığın sebebi, görücü usulünün gözden düşmesi, hatta aşağılanmasıdır. gençler bu yöntemi banal bulmakta ama kendileri de bir alternatif üretme konusunda yetersiz kalmaktalar. (ya biri benim elimden şu klavyeyi alsın nolur.. tespite bak yaaa.. ühü. gelinlik çağı filozofu mu oldum, ne oldum ben yaa? böyle fütursuzca saçmalayınca şöyle bi sahne canlanıyo gözümde, bööle 20-30 kişilik bi grup, karşılarında ben, yüzüme yüzüme gülüyolar kahkahalarla, birbirlerine beni gösterip gülüşüyolar falan)



bu yazının bize kazandırdıkları:

1) "yumuşak yemek"
.

2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı

Sayfa :1 Toplam: 20
Son Sayfa | Sonraki Sayfa