| ||
| bay bacak (msn: hakansbacak@hotmail.com) arşive tıklayın mesela, bakın hemen üstte.. |
| ||
yav şimdi house diye bi dizi var ya.. doktor var bi tane nadir görülen hastalıklarla, ilginç vakalarla uğraşıp duruyor adam. güzel, süper, izliyoz da saygıyla. ama efendim şimdi bu house amca, amerika'daki binlerce benzer hastaneden birindeki binlerce doktordan biri değil mi arkadaş? e peki niçün, bu "milyonda bir", "milyarda hiç" görülen hastalıklar hep bu adamı buluyo? kaç sezon oldu bilmiyom, hadi 3 sezon olsun, sezon başı 13 bölümden 13 x 3 = 39 kere milyorda bir görülen vakayla karşılaştı bu adam.. üstelik meslek hayatı boyunca da değil 3 -5 senede.. çekiyo mu yani kendine nedir, bunu da bilimsel bi temele oturtsak olma mıydı.. ya hiç değilse adamı "yunaytıd steyts nadir görülen hastalıklar birimi"nin başına geçirseydiniz be abi.. "abi california'da bi vaka var" der oraya uçardı, miami'de hasta varsa ertesi bölüm oraya uçardı uçakılan.. matematiği, istatistik bilimini çöpe attıktan sonra ne anladım ben o bilimsel diziden. ha keza lost'ta da uçak düştü 60 kişiyi sağ bıraktılar anasını satiim. ne diye, dizi olsun diye. peh.
| ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
bu candan erçetin de iyice édith piaf'a bağladı. şu hale, tavra bak. buğulu bakışlar, tren garında sevgilisini uğurlayan fransız kadın hali.. oooff... bana bunlarla gelme candan.. bana kaldırım serçesi ambiyansıyla gelme. milli eğitim bakanlığı'na bağlı en öğretmen halinle, 657'ye tâbi en memur halinle gel. öyle buğulu bakmayla, gırtlak titretmeyle olunmuyor édith piaf. sokakta dilencilikten, fahişelikten gelip zirveye çıkmakla olunuyor, iki kere zirveden düşüp, halkın nefretini kazanıp, sonra gene iki kere yerden kalkmakla, kalkmakla da kalmayıp tekrar en tepeye çıkmayı bilmekle olunuyor. kilise cenazeni kaldırmayı reddedince olunuyor édith piaf.. ve aynı cenaze için charles aznavour "ikinci dünya savaşı sona erdiğinden beri bütün Paris’in trafiğini tamamen kilitleyen başka bir olay yoktur.”" dediğinde olunuyor. o yüzden.. bakma böyle fransız fransız... en memur halinle gel sen. öğrencilerine flüt üflettiren, not defterine pekiyi, iyi, orta yazan, en öğretmen halinle gel.. e mi... é.
| ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
- iyi de bütün bunlar nüfus cüzdanımda da yazıyo, oraya da bakabilirim... - güneşin oğlu çok komik. | ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
eveeet. bir güzel sanatlara öğrenci alım sezonu daha yaklaşmakta. öğrenci adayı arkadaşlarıma, giriş sınavında değilse bile, akademi yolculuklarında kılavuz olması amacıyla bi hatırlatma yapmak istiyorum; http://bacak.blogcu.com/sanatimi-ogreniyorum_4427062.html http://bacak.blogcu.com/sanatimi-ogreniyorum-2_4564865.html | ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
| ||
| 2 Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
ya biri şu erol evgin'e sorsun artık "erol bey, saçlar peruk mu?" diye. sorsalar söyler bence, samimi bi insana benziyor. bence o da rahatsız bu durumdan ama işte terbiyeli bi insan.. sorulmadan niye söylesin... | ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
| ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
yutubu'yla durduk yere teknik sorun yaşadım. bu sebeple methini duyduğum vimeo.com'a koydum bişeyler. http://www.vimeo.com/user1734740 | ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
bacak: şişşt veysel la.. sen şimdi shrek'i yapabilir misin tiridi'de (3d max).. ama şöyle yani sana zaman vercekler kasçan yapçan bi sahnesini.. partikılları falan öğrendin mi güzelce? erdem: partikıl ne? bacak: ya toz hani.. şu thinkerbell'in kıçında uçuşuyo ya mesela.. tiridi'de var o.. erdem: hee anladım. veysel: yaparım la. ama çok uğraşmam gerekir. bacak: ya aslında şunu soruyom, yani sen onu yapabilecek bilgiye sahipsin ama uğraşman mı gerek?.. "bunu nası yapmışlar la?" dediğin hiçbişey yok mu yani shrek'te -öyle soriim.. veysel: mmm yani yok ama teoride, pratiğe dökmem lazım. bacak: hmm.. olm şey yapçan aslında atomlar yapçan bööle kendi içinde dönen işte bildiğin atom yani.. onlardan bööle figür yap. veysel: o yapılır bak. ama makineyi zorlayabilir, bilmiyom. erdem: gerçek hayattaki gibi bööle atomlar, moleküller hiçbişey birbirine değmiicek.. bacak: heh öyle evet. - 2 dakika sonra- bacak: hişş.. veysel la. bana tiridi'de karadelik modellesene lan.. hişşş.. yapabilir misin olm. veysel: heh bak onu yaparım lan. -5 dakika sonra- bacak: olm şimdi bu tiridimeks'te bütün fizik kuralları var mı yani.. yerçekimi, vırt kırt.. veysel: hee var. bacak: olm şey yapsana la o zaman. tiridimeks'in içinde karadelik aramaya çıksan ya. veysel: ahahah.. bacak: olm aççan programı işte gezcen içinde la ööle boş boş.. erdem: süper olm, "tiridimeks'i nasıl hiçbi işe yaramadan kullanırız!". veysel: tabi olm. | ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| ||
| ||
| yok Yorum | Yorum Yaz | Bağlantı |
| Sayfa :1 Toplam: 20 |
| | Sonraki Sayfa |