yav şimdi house diye bi dizi var ya.. doktor var bi tane nadir görülen hastalıklarla, ilginç vakalarla uğraşıp duruyor adam. güzel, süper, izliyoz...
- iyi de bütün bunlar nüfus cüzdanımda da yazıyo, oraya da bakabilirim...- güneşin oğlu çok komik.
eveeet. bir güzel sanatlara öğrenci alım sezonu daha yaklaşmakta. öğrenci adayı arkadaşlarıma, giriş sınavında değilse bile, akademi yolculuklarında kılavuz olması amacıyla bi hatırlatma yapmak istiyorum;http://bacak.blogcu.com/sanatimi-ogreniyorum_4427062.htmlhttp://bacak.blogcu.com/sanatimi-ogreniyorum-2_4564865.html
ya biri şu erol evgin'e sorsun artık "erol bey, saçlar peruk mu?" diye. sorsalar söyler bence, samimi bi insana benziyor. bence o da rahatsız bu...
bacak: şişşt veysel la.. sen şimdi shrek'i yapabilir misin tiridi'de (3d max).. ama şöyle yani sana zaman vercekler kasçan yapçan bi sahnesini.. partikılları falan öğrendin...
beko çamaşır makinesi reklamı izledim geçen. son sahnede (iki-üç saniye kadar) bi tane ufak çocuk var, dönen çamaşır makinesini seyrediyor. yani ufak dedim de öyle...
Bugün nil’in ilk albümüyle ne çok içtiğimi hatırladım dinlerken. birini seviyodum da o yıllarda... :)
pazartesiden beri havalar güzel ankara'da. ısındı ama çok değil, hafif serin bi bahar havası, pek hoş. bu seçimlerde aday olsaydım vaadim hazırdı. "beni seçerseniz ankara'da...
aaaa söylemeyi unuttum yaa, evren bey kardeşim evlendi :) 4-5 ay oluyo gerçi.
akşam eve gitmeden makromarket'e uğradım. kinder süt dilimi aldım bi miktar. çıktım. caddede bi amca durdurdu, kasketli gözlüklü bıyıklı tam bi yaşlı amca.. "bu ikiz...